17 Kasım 2013 Pazar

Şantiye Stajı 2013

              Şantiye Stajı 7. Gün

   Bugün ilk olarak 'çökük bahçe' olarak adlandırılan yere gittik. Burası zemin altında olan mekanlar için girişin oluşturulduğu üstü açık bir yer. Bizim burada ki kontrol etmemiz gerekenler ise duvarlarına ve korkuluklarına yapılan mermerlerdi.


   Burayı kontrol ettikten sonra tekrar kültür merkezine gittik ve 'elektronik kütüphane' denilen yere çıkan merdiveni kontrol ettik burada bir hata yapılmış çelik profilleri yapan firma taşlara uygun olarak yapmamış. Bu yüzden ya tekrar taşlar yeniden sipariş verilecekti ya da profiller kesilerek kısaltılacaktı. Çözümü profilleri kesmekte bulduk.

   Bugün son olarak da yine kültür merkezinde yapılan masif kaplama mermerleri gördüm. Bu taşlar fabrikadan hazır olarak belli bir eğimde üretilerek geliyor. Çünkü bu mermerlerle tasarımı curve olan köşeler dönülüyor.




               Şantiye Stajının 8. Günü

   Bugün R1 kulenin çökük bahçesine gittik ilk olarak burada mermerlerin mekanik montajı yapılıyordu. Mekanik montaj yapıştırma harcı olmadan vida ve profillerle korkuluklara tutturulmasıdır. Bu işlemden önce modüller kaunatıldı ve boyundı kaynak yerleri bundan sonra ise taşlar montaj edildi. Buraya yapının yeşil alanlarından biri olan yürüyüş yolundan geçerek ulaştık. Ayrıca duvarlara da yapıştırılan taşlarıda kontrol ettik.



   Ayrıca yine burda parapet duvarının üstüne yalıtım üstünede yine püskürtme kum döküldüğünü gördüm. Bu işlemin yapılma sebebi kumun aderansı artırarak sürtünmeli bir duvar yaratması böylece taşların kaymasını engellemiş oluyor.

               Şantiye Stajının 9. Günü

   Bugün avm içerisinde ayrıcada bağımsız bir girişi olan pasaj alanını dolaştık. Burada silver grey taşlar kullanılıyor. Bu taşlar kolon ve kirişlerde kullanılıyordu. Pasajın girişinde döşeme taşları yapılmaya başlamıştı burada da yapıştırma taşlar kullanılıyordu. Bu taşlar ortak alanlara döşeniyor mağaza içlerine döşenmiyor. Çünkü mağazaların içlerini sahipleri yapıcaklardı. 

   

   Bundan sonrada teras evlere gittik. Teras evler avm ve ofislerin üstünde fakat kabuğun altında bulunan daireler. Bu daireler bahçeye sahipler. Burada da balkonlarında yükseltilmiş döşeme yapılıyordu. Bunun sebebi ise yağış nedeniyle döşemenin altında su birikmemesi ve donarak taşlara zarar vermemesi için dış mekanda bu tip döşeme tercih etmişler. Daha sonra R1 çökük bahçedeki taşları kontrol ettik. Burada da yükseltilmiş döşeme yapılıyordu. Daha sonra yine R1 kulenin sosyal tesisine gittik. Buranın lobisinde de alexandır black denilen siyah taşlar kullanılmış. Yine kolon ve merdiven kaplamasında tercih edilmiş. 

Şantiye Stajı 2013

               Şantiye Stajı 4. Günü 

   Bugün yine kültür merkezindeydik. Islak hacimde ki taşları kontrol ettik eksik olanların siparişini verdik. Günün diğer bölümlerini ofiste geçirdik. Ofis işleriyle ilgilendik. İmzalanması gereken evrakları yüklenici firma olan Aktürk'ün ofisine götürdük.
 


Şantiye Stajı 5. Günü                                                                                                      

   Bugün R1 ve R2 kulelerinin ıslak hacimlerini kontrol ettik. Islak hacimde taşların altına rezistansın döşenmiş olanlara taşların döşenip döşenmediğini kontrol ettik. 


   Ayrıca bugün birde R3 kulede bulunan örnek daireyi gezdik sanırım burayı bu kadar kıymetli yapan nefis bir manzaraya sahip olması.



               Şantiye Stajının 5. Günü

   Bugün R1 kulenin sosyal tesisini dolaştık oradaki havuz kenarındaki ve ıslak hacimlerdeki taşları kontrol ettik. 



   Yine daha sonra PSM'ye gittik oradaki taşları kontrol ettik. 


PSM girişinden Zincirlikuyu'da ki diğer yapıların görünüşü.
       


Şantiye Stajı 2013

               Şantiye Stajı 1. Gün

      Bu seneki şantiye stajımı İstanbul'da Zincirlikuyu'da bulunan ve kompleks bir yapı olan Zorlu Center'da yaptım. İlk gün şantiyeyi projenin tanıtımı yapıldı. Şantiye şefi ile birlikte şantiyeyi gezdim.
     Proje farklı bir çok yapıyı ve mekanı barındıran bir kompleks. Proje kültür merkezi , alışveriş merkezi, rezidans , ofis , teras evler ve birde otel bulunmakta. Arazinin alanı yaklaşık 100 bin metrekare , toplam inşaat alanı ise 600 bin metrekare ve yaklaşık 70 bin metrekarede yeşil alana sahip. Projenin ana teması bir kabuğun alana şekil vermesi ve bu kabuğun altında ve üstünde mekanların ve yapıların oluşması. Kabuğun üstü tamamen yeşil alan olarak bırakılmış. Bu alan projeye başlarken orada barınmayan insanlarında kullanacağı şehrin içinde yeşile doyacakları ve kabuğa tırmanıp zaman geçirecekleri bir yerken daha sonra kararlarını değiştirip bu kabuğa çıkılmasını engellediklerini öğrendiğimde hayal kırıklığına uğradığımı söylemeden geçemeyeceğim. Proje Emre Arolat ve Tabanlıoğlu mimarlık tarafından ortak yapılırken projenin tasarımı Emre Arolat' aittir. 
       Ben şantiye stajım boyunca bir çok şey öğrendim projenin çok büyük olması ve şantiye sahasının çok büyük olması nedeniyle bu işlerin nasıl yürütüldüğünü kademelerin nasıl olduğunu iş bölümlerinin nasıl yapıldığının kimlerin nasıl denetimler yaptığını gördüm ayrıca işin organize tarafı kadarda tasarımda ki bir çok detayı ve o detayların uygulanışına şahit oldum.
        Ben ise şantiyedeki tüm mermer işlerini alan firmayla çalıştığım için genel olarak mermerlerin bulunduğu mekanları kontrol ettik. Aynı zamanda da şantiyedeki diğer işler hakkında bilgiler edindim.

kabuk ve rezidans kuleler

kabuğun ortasındaki boş alan avm olarak kullanılacak alan.







               Şantiye Stajı 2. Gün          

   Birinci gün misafir olarak gezdiğimiz şantiyenin artık çalışanlarından biri olmam için iş güvenliği seminerine katılmam ve sınavı geçmem gerekiyordu. İkinci günüm bu seminer ve küçük bir sınavla geçti. Artık baretimin arkasına yapıştırdığım amblem sayesinde sahada rahatça dolaşmaya başladım.

               Şantiye Stajı 3. Gün

   Üçüncü gün şantiyede denetlememiz gereken yerleri gezmeye başladık. İlk olarak kültür merkezini gezdik. Kültür merkezi yani PSM olarak adlandırılan yer projenin kalbi gibi oldukça büyük bir alana sahip ve alt katlarından avm ile birleşiyor ve buradan birbirine geçiş sağlanıyor aynı zamanda büyük bir girişi var ve zemin kotundan bir kat aşağı inerek girişe ulaşıyoruz. İki tane salonu bulunmakta bir tanesi büyük ve ortada iken diğeri giriş merdivenlerinin altına gömülen küçük salon. Toplamda yaklaşık 3 bin kişi kapasiteli salonlar. Bugün kültür merkezini tanıyarak geçirdik.





PSM girişi
         















  

15 Kasım 2013 Cuma

Teknoloji Stajı 2013

        Teknoloji stajı için bir çizim programı öğrenmemiz gerekiyordu. Bende ilk olarak Autocadi öğrenmeye karar verdim. 
       İlk olarak programın ara yüzüyle tanıştık. Genel olarak programı açtığımızda nasıl istediğimiz konuma getiririz hangi araç çubuklarına daha çok ihtiyacımız olucak ve bu araç çubuklarını nasıl istediğimiz konuma getiririz nasıl sayfada açık yada kapalı konuma getiririz onları öğrendik.
         Daha sonra çizim yapmak için gerekli araçları ve komutları öğrenmeye başladık. Bunlar 'line , polyline, multiline, constraction line, ray , rectangular , spline , circle vb.' Bunlardan sonra çizdiğimiz çizgileri düzenlemeye başladık. Bunlar da ; 'erase ,rotate , copy , move , mirror , offset , scale , stretch , fillet,  trim , extend vb.'  İlk günler bu komutları yani çizmek ve çizdiğimiz bu komutlar üzerinde düzeltmeler yapmayı öğrendik.  
        Daha sonra ise hazır bir planı tekrar çizerek öğrendiğimiz bu komutları uygulamaya başladık. Çizim yaparken belkide en önemli olan şey çizimlerimizi doğru layerlarda ayırabilmek böylece proje geliştikte bize bir çok kolaylık sağlıyor. Aynı şekilde çizdiğimiz her bir çizginin özelliğine bakıp özelliklerini değiştirebiliyoruz. Bunu da properties komutuyla açabiliyoruz. 
          Autocadde ki diğer önemli olan komut ise blocktur. Blok bir çizimde örneğin bir kapı varsa ve bu kapıdan on tane yapmamız gerekiyorsa bir tanesinde ki çizgileri blok haline getiriyoruz böylece daha sonra tek tek çizmemiz gerekmiyor. Aynı zaman da bloğun içinde herhangi bir değişiklik yapmak istiyorsakta bloğun içine girerek değiştiriyoruz böylece tüm çizimde tek tek değiştirmeden hepsini bir anda değştirebiliyoruz. Bloğu 'b' ile kısa yoldan yapabiliyoruz. Bloğu yaparken '0' layerında yapmaya özen gösteriyoruz. Fakat bloğu çağırırken o blok için bir layer açıp o layerda bloğu 'insert' ile çağırıyoruz. Yaptığımız bir bloğu patlatmak için 'explode' komutunu kullanırız. 
           Yaptığımız bir kapalı polyline hatchlemek yani taramak için 'hatch' komutunu kullanırız. 
         Eğer bir alan tanımlamak istiyorsak ve bu alanın çevresinde kapalı çizgiler varsa boundry komutuyla isteğimiz alana tıklayarak istediğimiz alanı çerçevelemiş oluyoruz. 
         Yazı yamak için 'text' komutunu kullanırız.  Bir bölgenin alanını hesaplamak için ise 'area' komutunu kullanırız. 
          'Overkill' ile çizgilerin altındaki çizgileri siler. Böylece projede iki çizgi üst üste gelmez. Kısa yolla seçim yapmak için (fi) filter kullanırız. 
            Kursumuzun sonuna gelirken iki boyutlu çizimin üstünde durduğumuz kurs boyunca son olarak bu iki boyutlu çizimi üç boyuta kaldırmayı gördük. Burda da en çok kullandığımız komutlar 'extrude' ve 'boolean' komutlarını gördük. 
            Kursun son gününde ise çıktı almayı öğrendik. Print almak için plot komutuyla kaydediyoruz. Kağıdın boyutunu 'paper size' dan seçiyoruz. Ölçeğinide units kutusundan yapıyoruz. 
           Böylece kurstan öğrenmemiz gerekenleri öğrendik şimdi kendimizi geliştirmemiz ve programı daha da ilerletmemiz kendi elimizde. 
        

14 Ekim 2012 Pazar

Gezi Stajı


 Şimdi şehrin kamusal mekanlarını gezerek tamamlayacağım. Ordu deniz kenarına kurulmuş bir şehir olduğu için sahilinde yürüyüş yerleri ve parklar bulunmakta. Bu konuda burada yaşayanlar oldukça şanslı çünkü tüm sahil sadece halk için ayrılmış hiçbir özel mekan bulunmamakta. 










         Stajımı son olarak şehrin tarihi eserlerini gezerek bitireceğim. İlk olarak  şehrin simgesi haline gelen Taşbaşı Kilisesini gezdim. Eski kilise ve cezaevi olarak kullanılan yapı şu anda kültür merkezi olarak kullanılıyor.   







     Bir diğer tarihi yapı ise Kemer köprü şehrin ortasından geçen çivil deresinin üstünde bulunmakta.




     Böylece Ordu’yu gezmiş oldum. Bende gezerken bir çok bilmediğim yönlerini öğrenmiş incelemiş oldum.
     Gezi stajımla birlikte stajlarımı tamamlamış oldum.

             




Gezi Stajı


        İlk olarak bu resimden başlayarak binaları anlamaya çalışıcam. Burdan da anlaşıldığı gibi şehrin merkezindeki binalar oldukça eski hatta bazılarının sıvası yok, boyaları eskimiş ve oldukça bakımsız. Bu fotoğrafı özellikle seçmemin nedeni ise aslında yeni camlı bir binanın yanında oldukça eski bir binanın olması. Aslında burada açıkça görülüyor ki yeni binalar yapılıyor fakat bu binaların bu kadar eski binalar arasında ne derece özelliğini gösterdiği tartışılır. Binaların arasında boşluklar yoktur aslında şehrin görünen ilk özelliği bu sadece sokaklar için ayrılan boşluklar var diğer tüm binalar sıralı boşluksuz, tekil olarak hiçbir özelliği yok. Bununla birlikte bakımsız oldukları için aslında bence oldukça kötü bir görüntü sergiliyor.

     Burasıda şehrin en önemli caddesi olan Fidangör caddesi. Burada yine bitişik düzende sıralanmış binaların giriş katları mağaza olarak kullanılıyor  yani şehrin alışveriş caddesi burasıdır. Ben bu caddeyi hem şehrin önemli bir merkezi olduğu için hem de binaların yan yana dizilmesiyle sanki tavanı açık kapalı bir mekan haline geldiği için bir ruhu olduğu için seviyorum.





  Şimdi de şehrin en sevdiğim mahallesi olan Taşbaşı mahallesine gidiyorum. Taşbaşı evlerinin kendine özgü bahçeli teraslı ve deniz manzaralı olması benim en beğendiğim yerlerden birisi haline getirmesine neden oluyor.




     Eski Ordu evleri denilen bu evler şimdilerde Menekşe sokakta yeniden onarılıyor yeniden can buluyor. Ben bu projeyi Ordu için çok güzel bir fırsat olarak görüyorum. Çünkü bu evler aslında şehirde ki kötü görüntünün izini biraz silmiş olacak. Tabi ne kadar eskiye sadık kalarak yapılıyor o konuda biraz tereddütlü olsam da yine de iyi bir proje olacağını düşünüyorum.
  Eski Ordu evleri denilen bu evler şimdilerde Menekşe sokakta yeniden onarılıyor yeniden can buluyor. Ben bu projeyi Ordu için çok güzel bir fırsat olarak görüyorum. Çünkü bu evler aslında şehirde ki kötü görüntünün izini biraz silmiş olacak. Tabi ne kadar eskiye sadık kalarak yapılıyor o konuda biraz tereddütlü olsam da yine de iyi bir proje olacağını düşünüyorum.





Gezi Stajı


       Ben gezi stajı için Karadeniz'in güzel şehirlerinden biri olan Ordu'yu seçtim. Ordu'yu seçmemin nedeni doğduğum büyüdüğüm şehri mimari bir gözle ele almaktı. Gezi stajıma öncelikle küçük bir araştırma yaparak başladım. Ordu’yu gezmeye karar verdiğimde nereden başlayacağımı, nereleri hangi sıraya göre gezeceğimi gözden geçirdim ve kendime bir yol haritası çıkardım. 
       Stajıma Ordunun tarihinden bahsederek başlayacağım. Ordu ili MÖ 400 yılından önce şehir merkezinin 5 kilometre dışında olan halk arasında Bozukkale olarak bilinen bölgede 'Kotyora’ (Kut Yöresi) adıyla kurulmuştur. Kotyora, Kut Yöresi  anlamına gelmektedir. Kut Türklerinin MÖ 2500-2400 yıllarında Hazar Gölü çevresinde otururken batıya göçen ve Türkçe konuşan bir kavim olduğunu ifade eden tarihçiler, "Kut kavminin Türk kökenli olduğunu ünlü Sümerolog Prof. Dr. Benna Landsberger, 1937'de yapılan Tarih Kurultayı'nda Atatürk'ün huzurunda bizzat söylemiştir. Pek çok bilim adamı Kut Türklerinin kullandığı dilin Ural-Altay dillerinin bir parçası olduğunu kabul etmiştir" ifadelerini kullanmaktadırlar. Türklerin Orduya yerleşmesinden önce(14. Yüzyıl)  yörede Roma ve sonra da Trabzon Rum Devleti hakimiyet kurmuştur.
      14. Yüzyıl’da Türk Beyliklerinden Süleyman Bey tarafından Ordu feth edilmiştir. Bugün ki Ordu ise denizcilerin Kirazlimanı’na sık sık gelmesi ve daha sonra buraya yerleşmesiyle kurulmaya başlanmıştır. 1883 yılında büyük bir yangın geçirmiştir. Bir çok tarihi eser ahşap evler bu yangınla kül olmuştur. Yalnızca taş olan binalar kalmış ve günümüze kadar korunmuştur.



     Resimdeki Osman Paşa Şadırvan ülkemizin en uzun sütunlarına sahip şadırvandır ve günümüzde hala aynı yerinde korunmaktadır.


        Bu aralar Ordu da tarihi Taşbaşı kilisesinin yanında Teras Cafe ve İkizevler otelinin birlikte kullandığı ortak bir alanda böyle güzel bir açık bir sergi alanı var. Tarihi yapıların maketleri ve Ordu tarih duvarından Ordu ile ilgili güzel bilgiler almamız sağlanmış.

 

    Şimdi kısa bir tarih yazısından sonra asıl gezi stajı benim için başlıyor Ordu’yu evimden başlayarak sırasıyla sonuna kadar inceleyeceğim için yanıma fotoğraf makinem ve sketch defterimi alarak yola çıktım.Bir yerden bir yere gitmek için bazen vasıta kullandım bazende yürüyerek gezimi tamamladım.

     Ordu’nun içinden iki tane önemli nehir geçmektedir. Bunların bir tanesi olan Melet ırmağı Karadeniz’i orta ve doğu olmak üzere ikiye ayırır bu nedenle oldukça önemlidir. Melet ırmağının doğusunda kalan bölge genellikle yazlık olarak kullanılır. Burada müstakil, iki yada üç katlı evler bulunmaktadır


    . Bu ırmağın diğer tarafına geçildiğinde ise şehrin merkezine kadar bir çok site ve müstakil binalar bulunmaktadır. Ordu’nun genelinde 5-6 katlı apartmanlar vardır. En fazla 10 katlı apartman bulunmaktadır. Bunun nedeni ise arazinin; denizin çekilmesiyle oluşmasıdır. Bu oluşumun sebebiyle pek de iyi bir zemin değildir. Bu nedenle çok yüksek katlara izin verilmemektedir.



     Yeni teknolojiyle birlikte dış cephelere yenilikler geldi fakat bu seferde tek tip konutlar ortaya çıkmaya başladı. 




   Ordu’nun merkezine geldiğimizde buralardaki gibi bahçeli apartmanlar ve siteler yerini iç içe, sıralı ve sıkışık binalara ve konutlara bırakıyor. Bu sıralı binalar caddeleri oluşturuyor. Böylece caddeler yalın halden üstü açık mekanlara dönüşüyor. İlk önce 2 senedir Ordu’nun simgesi haline gelen teleferiğe bindim ve şehrin üstten görünüşünü resimledim. Böylece şehri anlamak ve incelemek daha kolay olucak. Şimdi teleferikle Boztepe’ye çıkarken çektiğim fotoğrafları paylaşacağım. 




  Burası çıkacağım tepe olan Boztepe, yaklaşık 500 metredir. Normalde yaklaşık 15-20 dakika tutarken teleferik ile 4-5 dakika sürüyor tepeye çıkmak.  Bu resimlerde de açıkça şehrin doğal oluşumu görünüyor. Binaların çarpıklığı, düzensizliği, farklılığı oldukça açık bir şekilde görünüyor. 


    Böylece Boztepe’ye çıktım. Buradan tüm orduya hakim olabilirsiniz.

  
  Buradan da şehrin diğer tarafını görmek mümkündür. Bu taraf da yine yazlık olarak kullanılmaktadır.